"Ben isteseydim 55 dakika içinde, en üst rütbeli olarak birlikleri dışarı çıkarabilirdim. Bunu yapmadım''

Malatya’da 76 sanıklı FETÖ/PDY davasının 4. gününde dinlenen dönemin Muhabere Elektronik Bilgi Sistemler (MEBS) Alay Komutanı Albay Mehmet Ergün, "Ben isteseydim 55 dakika içinde, en üst rütbeli olarak birlikleri dışarı çıkarabilirdim''

"Ben isteseydim 55 dakika içinde, en üst rütbeli olarak birlikleri dışarı çıkarabilirdim. Bunu yapmadım''

Malatya’da 76 sanıklı FETÖ/PDY davasının 4. gününde dinlenen dönemin Muhabere Elektronik Bilgi Sistemler (MEBS) Alay Komutanı Albay Mehmet Ergün, "Ben isteseydim 55 dakika içinde, en üst rütbeli olarak birlikleri dışarı çıkarabilirdim''

Malatya Haber
Malatya Haber
10 Mart 2017 Cuma 11:45
415 Okunma
"Ben isteseydim 55 dakika içinde, en üst rütbeli olarak birlikleri dışarı çıkarabilirdim. Bunu yapmadım''

Malatya’da 76 sanıklı FETÖ/PDY davasının 4. gününde dinlenen dönemin Muhabere Elektronik Bilgi Sistemler (MEBS) Alay Komutanı Albay Mehmet Ergün, "Ben isteseydim 55 dakika içinde, en üst rütbeli olarak birlikleri dışarı çıkarabilirdim. Bunu yapmadığım net bir şekilde ortadadır" dedi.

Yakınca Spor Salonu’nda 3 gündür devam eden davanın bugünkü celsesinde Mahkeme Başkanı Vedat Koç, SEGBİS’te yaşanan ses sıkıntısı sebebiyle diğer illerdeki tutuklu bulunan sanıkların Malatya E Tipi Cezaevi’ne naklinin yapılarak, mahkemeye getirilmesine karar verdi. Ardından mahkeme 15 Temmuz günü 2. Ordu Komutanlığında Muhabere Elektronik Bilgi Sistemler (MEBS) Alay Komutanlığını devreden ancak kalkışma sırasında kışlada olan Albay Mehmet Ergün’ün savunmasına geçti.

Tutuklu sanık Albay Mehmet Ergün, 15 Temmuz’da yaşanan darbe kalkışmasını kınayıp, “Hain darbe girişimini lanetliyorum, şehitleri minnetle, gazileri saygı ile anıyorum” diyerek başladı. Darbe gecesi 2.Ordu Komutanlığında yaşadıklarını anlatan sanık Ergün, görevi devretmesine rağmen izin kağıdını imzalatmak için karargahta bulunduğunu söyledi. Akşam saatlerinde Albay Bahadır Erdemli kendisini telefonla arayarak mesaj emrinin gelip gelmediğini sorduğunu ileri süren Ergün, “Televizyonda İstanbul’daki köprüdeki olayları gördük. PKK ya da DEAŞ terör örgütlerinin saldırı yapabileceğini ön görüyorduk. 20.00-22.40’ta sözde sıkıyönetim mesajı geldi. Sinan Babaçoğlu ile inceledik. Sinan Babaçoğlu, Engin Erikli’yi arayıp bir konuşma yaptı. ’Alaya gelin’ dedi. Kendi ismimin listede olup olmadığına baktım. Benim herhangi bir görevlendirmemin olmadığını gördüm. İlk aklımıza gelen mesajı 2. Ordu Komutanlığına iletmek istedik ama generallere ulaşamadık. ’Generaller toplantıda’ diye bize mesaj geldi. Televizyondan gelişmeleri takip ediyorduk. Bunun bir kalkışma olabileceğine dair haberleri duymaya başladık. Kurmay başkanımız, Engin Erikli’yi arayarak, birliklerinize sahip olun emrini verdi. Bahadır Erdemli’yi askeri hattan aradım. ’Emir komuta bende değil’ diye telefonu Engin Erikli’ye uzattım. Engin Erikli’ye emir verdi. Bu emri uygulamayacağımız yönünde mutabık kaldık" diye konuştu.

Ayrıca Ergün, 16 Temmuz günü eşi ile arasında yaşanan bir diyaloğu da anlattı. Ergün, eşinin kendisine ‘Sizin karargahta bir olay çıktı mı? diye sorduğunu, bunun üzerine ise kendisinin ‘Hamd olsun bir olay çıkmadı’ dediğini, eşinin de ‘Eğer sizin orada bir olay çıksaydı seni asla affetmezdim” dediğini ileri sürdü.

Tuğgeneraller Mustafa Serdar Sevgili ve Zeki Karataş ile hiçbir darbe girişimi bağlantısının olmadığını ileri süren Ergün, darbe girişiminden önceden haberi olduğunun ise doğru olmadığını savundu. Ergün, ‘İsteseydim kışladaki askerleri çok rahat dışarı çıkarabilirdim, gerekirse Alayın yeni komutanı Engin Erikli’yi nizamiyeden içeri aldırmazdım. Ordu Komutanlığından benim emir komutayı almam istenmemiştir” şeklinde ifade verdi. Tutuklu sanık Ergün, iddianamede de yer alan kendisinin o gece birlikleri dışarı çıkarmak istediği ile alakalı olarak ise "Ben isteseydim 55 dakika içinde en üst rütbeli olarak birlikleri dışarı çıkarabilirdim. Bunu yapmadığım net bir şekilde ortadadır” diye konuştu.

FETÖ’cülerin FETÖ’cü olmayanların isimlerini vererek davayı sulandırmak istediklerini ileri süren Ergün, “22 yıl çalıştım, hiçbir arkadaşım bana FETÖ’cü dememiş. Herhangi dershanesine gitmedim, çocuklarım okullarına gitmedi. Bankasında hesabım yok. Hain FETÖ terör örgütü üyeleri ile hiçbir irtibatım ve bağlantım olmadı. Bana verilen görev içerisinde Anayasa kurallarına bağlı milliyetçi bir subaydım, şu anda vatandaşım. Fırsat verilirse, yeniden göreve hazırım. Tahmin üzerine suçlama yapılamaz” dedi.

Ergün, savunmasında son olarak ise “Sayın Cumhurbaşkanının çağrısına, emirlerine demokrasi ve halkın yanında yer aldım. Suçsuz olduğuma inanıyorum. Delillerin toplanmış olması sebebiyle en azından adli kontrol kararıyla tahliye edilmemi arz ederim” dedi.

Duruşma, Ergün’ün mahkeme heyeti ve avukatlardan gelen soruları cevaplaması ile sürüyor.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner30